12.kasım.2010
tarih 3 kasım...yüklendik yine eşyalarımızı yol aldık hastaneye doğru...saat akşamüzeri 4 suları.Karnım ağrıyor,başım ağrıyor,midem bulanıyor,korkuyorum,ağlıyorum...
Ege daha arabaya biner binmez anlamış gibi bişeylerin olacağını bastı feryadı...Canım yavrum,herşey senin sağlığın için...
501 nolu odamıza anca saat 7 gibi yerleştik.Doktor muayenemizi yaptı Ege'nin feryatları arasında.Herşey normal ameliyat yarın gerçekleşecek...saat 03.00'ten sonra beslemeyelim dediler...bu defa kaçış yok...
O gece odamızın suit oda olmasının da avantajıyla ege pek ortamın hastane olduğunun farkında olmadan teyzeleriyle (sevda ,seda) oyunlar oynadı zıplaya zıplaya..Gözümü hiç ayıramadım yavrumdan gece boyunca...Kıyamıyordum...nasıl olacaktı? canını yakacaklardı ! sonu ne olacak?
doktorların dediği %5 lik yaşamama riski benim beynimi yiyor ve % 95 gibi hissetmeme neden oluyordu ...Allahım yardım et lütfen diye diye dua etmekten başka çaremiz yoktu malesef.
bu ameliyatı olmak zorundaydı,aksi taktirde 7-8 yaşlarında kalp yetmezliği yaşayıp kriz geçirme olasılığı çok yüksekti.
Saat 22:30 da Ege 'yi aramıza alıp yatağımıza yattık.Hayatımın en huzursuz ,en uykusuz gecesi...oğlum koynumda ve ben hüngür hüngür delicesine ağlıyorum...Sürekli dua ediyorum allahıma."Nolur yarabbim sen onu bize bağışla,sen oğlumu Linasına bağışla" İnanırmısınız ne kadar dua ettiğimi bile hatırlamıyorum,hepsi birbirine karışacak kadar çok...
şu an yazarken bile boğazımda koskoca bir yumruk var...allahım kimseyi evladıyla sınamasın...Çok zor.
Saat 02:30 da son beslememizi yaptık, 180 cc mama yedi yavrum.yemese bir daha beslemem yasak.6 saat açlık gerekiyor çünkü.Allah yardım etti ve oğlum açlık hissetmeyecek kadar ve rahat bir uyku çekecek kadar doyurdu karnını...
benim huzursuzluğum saatler geçtikçe kat be kat artıyor...ağlaya ağlaya sızmışım bir ara..uyanıyorum saat 06:00 da.hala uyuyor meleğim mışıl mışıl.Oturdum başına ve başladım gene duaya...ta ki hemşire gelip de "uyandıralım vakit geldi "diye kadar...

saat 08:50 de ameliyat kıyafetleri geldi ve içmesi için anestezik şurup...daha gözünü açıp uyku sersemliği bile gitmeden zehir gibi acı şurubu içirdim çocuğuma.Gözleri kaymaya başladı yavaş yavaş.Gözlerime dikti o kara gözlerini..Ölücem resmen.Bu nasıl bir acı...
Kıyafetlerini giydirdik,ayılı ameliyat elbisesi...kucağıma aldım ve indik 4.kattaki ameliyathaneye.09:15 de Canım'ı teslim ettim.Kalbim yanıyor cayır cayır...Ağlatmayın oğlumu...

sonra o bitmek bilmeyen saatler....
sanki 3 saat geçmiş gibi hissediyorum ama bakıyorum ki henüz geçen sadece 5 dk...
Ömrümden 3 yıl götürmüştür herhalde beklediğimiz o saatler...
tam 4.5 saat...
bir ömür gibi...
odamızın telefonu çalıyor... O vakte kadar ağlamamak için kendini tutan Emre hüngür hüngür ağlamaya başlıyor.BİTMİŞ...Saat 13.25.Başarılı bir operasyon olmuş çok şükür.Yoğun bakıma alınmış..canım yavrum başardın annecim..hayattaki en zorlu sınavın bu olsun ve başka keder göstermesin Allahım.
O gece sağolsunlar yoğun bakıma gizlice aldılar beni yavrumu göreyim diye.Yorulmuş.Bir sürü hortum,tüp...Solunum cihazına bağlı ama herşey iyi gidiyormuş,tüm değerler normal.
2.5 gün kaldı Ege yoğun bakımda.güçlü oğlum kısa bir sürede atlattı o dönemi...
Ve işte ilk dakikalar...

küsmüş bize...Normalmiş...Yüzümüze bakmıyor,bakınca da manalı manalı bakıp çeviriveriyor hemen.ilk gece ve ertesi gün öğlene kadar böyle devam etti.
kolay değil tabi,bırakıp gittik mi sanmıştı onu ?gözünü açtığında neredeyim ben demişmiydi ?bu insanlar da kim ? annem nerde ?

hızlı bir şekilde toparlandı kendine geldi benin minik dev'im..

mamaları yedikçe iyileşme hız kazandı...

Ve barıştı kuzucuk bizimle:)

Baby tv 'den allah razı olsun.tanıdık yüzler rahatlattı kuzumu çok...
Guri,Pop ve pizz,büyükbaba,yoyo...

iyi ki almışız bu kalemleri...Baya bir havasını dağıttı onlarla...

Bunlar da Ege'min yoğun bakım arkadaşları...
Mustafa abi karşı komşusu.sürekli ege'yi izledim diyor.Eli kolu durmamış orda bile,ona bağlı makinaların vanalarını keşfetmiş,onları kapatıyormuş sıpa :) hemşire uyarmış diğer hemşireleri...Ege'ye dikkat vanaları kapatıyor :) Mustafa abisi el sallamış ona karşıdan karşıdan..
Baran ,Nilsu,selen....
ve diğerleri...
Allahım acil şifalar hepsine ...

serviste gezmeler olmazsa olmazlar arasında.Çünkü iyileşmenin hızlı olabilmesi için hareket ve gezme şart...

çıkmaya yakın,baya toparlandı canım...

Nereye gittiğini bilmediği Egeyi görünce etkilendiği her halinden belli olan Lina...
çok özlemiş kardeşini,ayakkabılarını falan giymiş "ede,ede "diye diye...
yemek yememiş ve hatta onu da doktora getirdik ağzında bir sürü şey çıkmış,Doktorun dediği ise beklenen şey "Stres"
Çok şükür biticek artık...
09 kasım Doktorumuz odamıza geldi ve "eve gidiş"biletimizi kesti :)
Tayyar Sarıoğlu ve ekibine çok çok teşekürler...Oğlumun minicik kalbini tamir ettiği ve onu Allahtan sonra emanet ettiğim kişi olarak kuzumu bize bağışladığı için binlerce kez teşekkür...
Allahım böyle kutsal görevleri olan kişilere uzun ömürler versin inşallah...

Ve saat 19:00 civarı evimizdeydik :) Hastanede yürümekten korkan ege Linasını görünce koşmaya başladı ya ömre bedeldi...
canım oğlum,aşkım aferin sana...
seni çok seviyorum...